Pazartesi, Aralık 17, 2012
Gel bakalım şöyle az biraz dert anlatayım sana.
Mutluluk ne kadar kolay ve ne kadar küçük bir kelimeydi benim için küçükken çünkü tek sorunum çarpım tablosunu ezberlemekti o yıllarda. Ufak bi öpücük bile mutlu ederdi beni annemin dudaklarından gelen. O kadının gözlerinde gördüm ben mutluluğu, içimi dolduran o yaşama sevgisini ne kadar kızarsa kızsın bana o küçük aklımla bilirdim beni ne kadar sevdiğini ama büyüdükçe insan anlayamıyor kimin ne düşündüğünü göremiyor saf sevgiyi. Gözünü karartıyor demekki popüler kültürün dayattığı şeyler. Perde çekiyor insanın içindekileriyle dışa yansıttıkları arasına. Çünkü birileri tarafından belirlenen kalıpları sevmek zorundasın ya da o kalıplar olmak zorundasın aksi olduğunda ya ayıplanırsın, dışlanırsın o dinine yandığımın insanları arasından. Hani diyorlar ya "kalmadı abi gerçek aşk, gerçek sevgi diye" e sen bitirdin onu işte! sen de bunun bi parçasısın! Sen değilmisin ona çaktım bunu ona kaydım diye, sen değil misin her cümlenin sonunda yapamadığın fiilleri getiren. E diğer hatun kısmısı ne diyor "Adam gibi adam yok ya! Erkeklere güvenilmez!" diye sallayan. Bu da senin eserin iftihar et! Sen yolladın o adamı geri parası yok, tipsiz, sevimsiz, ezik diye süslü yaftalarla. O da sekti geri geldi şimdi duvara attığın tenis topu gibi sana hani o "beğendiğin" tarzla ama bi farkla içindeki saf ve temiz sevgiyi kenara atarak geldi. Madem o beni fukara sümüğü gibi fırlattı attı, madem ki ben acı çektim gecelerce, günlerce sevgimden o zaman çektirme sırası bana geldi dedi. Bak hatun bu da senin eserin bak da gurur duy! Peki sonlanır mı bu kısır döngü? Biter bu sebepsiz çile? Ha bi de unutmadan bunları anlatınca elbette kimse üstüne alınmayacak yada ama "öyle olmayanlar da var be abi" diyenler olacak. Var tabi olmaz mı ama bu saçmalık onları da gün geçtikçe içine çekecek sadece arada bazı şanslılar daha buna dahil olmadan birbirini bulanlar o mutluluğu yaşayacak onları da zaten siz görüyosunuz benim anlatmama gerek yok. Bana gelincee.. 22 yaşındayım üniversite yıllarımdayım ve sabrımın son sınırlarındayım inatla ve sabırla inandığım ve doğru bildiğim şeyin peşinden yani sevgimi hiç bozmadan, mutluluğu iki bacak arasında değil iki dudak arasında aramaya ve bunun için emek harcamaya çabalıyorum. Ama sabır da elbet bir yer de kırılır belki o zaman aklın, sevginin yerini başka bişey almış olursa beni unutun dostlar! Çünkü o adam ben olmam..
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder